20 Haziran 2017 Salı

Maybelline Master Strobing Stick Illuminating Highlighter

Merhaba
Yine yazın gelmesiyle daha hafif ten makyajlarına geçiş yapıyoruz. Ben daha önceleri krem ürünlerle pek anlaşamasamda şimdilerde bu tarz ürünlerin rahatlığını sürüyorum diyebilirim.
Maybelline Master Strobing Stick illuminating highlighter da elimden düşmez oldu. Evet aslında cildim yağlı ancak o kadar nemsiz ki ben yazın toz ürünler kullanmaya kalkınca cildim daha da berbat görünüyor bu nedenle üst üste ürünler yerine yapısı ve dokusu hafif krem ürünleri tercih ediyorum ve gerekirse üzerine hafif pudra geçiyorum. Zaten yaz mevsiminde de yoğun ten makyajını pek tercih etmiyorum hatta istesem bile cildim resmen kabul etmiyor.
Bu ürünün de nihayet ülkemizde geçtiğimiz kış satışına başlandı. Ancak yine her rengi gelmedi. Bendeki 200 medium nude glow rengi. Bronzlaştığımda da sırıtmayan tenimle örtüşen hoş bir rengi var.
Bu arada stick ürün kremsi ancak pudralı gibi de bir yapısı var. Yani tamamen krem bir ürün diyemem. İçinde çok azda olsa sim gibi duran minicik tanecikler var ancak çok dert edilecek cinsten değil.
Tek başına yarı kalıcı olsa da üzerine toz bir aydınlatıcı uygulanıp desteklendiğinde ve bu şekilde sabitleneceğinden kalıcılığı dahada artıyor diyebilirim.  İndirimsiz 30 lira civarı olan bu ürünü indirimde neredeyse yarı fiyatına almak mümkün. O yüzden ne diyoruz. Hiç bir makyaj malzemesinin acelesi yok. İndirimde alın kar edin.


Devamını Oku »

16 Haziran 2017 Cuma

Flormar Triple Action 3in1 Mascara

Merhaba
Sanırım elimdeki rimellerin tamamını yazmak çok uzun sürecek ama hepsinden bahsetmezsem olmaz. Flormar Triple Action 3in1 mascara da elimde bulunan ve en ilginç ürünlerden biri.
Flormar kendini o kadar aştı ki söylemeden geçemeyeceğim. Resmen Mac gibi sık sık koleksiyonlar çıkarıyor ve hepsi gerçekten çok başarılı.
Bu rimeli ilginç yapanda fırçanın tepesindeki dönen kısım. Bu dönen kısmı çevirmezseniz fırça düz kalıyor. Bu haliyle kirpikleri uzatmayı hedefliyor ki bunu da gayet başarılı yapıyor.
Eğer kapağın dönen kısmını bir defa çevirirseniz fırçadaki kıllar da dönüyor ve bu defa kıvırmayı vaad ediyor ki bu şekilde de oldukça başarılı.
Ve son olarak üstteki dönen kısmı bir defa daha çevirirseniz fırça daha da kıvrılıyor ve bu şekliyle de hacim vermeyi vaad ediyor.
Yani aslında tek bir rimelle istenilen tüm kirpik şekillerini elde etmeyi mümkün kılıyor. Zaten instagramdan takipleştiğimiz arkadaşlara da bakıyorum hepsi bu rimeli stoklamışlar. Yani seveni çok bu nedenle ilk fırsatta bende denemenizi tavsiye edeceğim.
Diğer özelliklerine gelecek olursam bir defa rose gold ambalajı zaten al beni diyor. Rimel gayet siyah ve fırçası kirpikleri güzel kavrıyor. Gün içinde bende akma dağılma bulaşma dökülme yapmadı. Aynı şekilde kirpiklerimde ağırlıkta yapmadı.
Çıkarması da gayet kolay. Herhangi bir makyaj temizleme suyu ile kolayca çıkıyor. Güzel bir rimel arayışındaysanız bence bu rimele mutlaka bakmalısınız. Mağazalarda şuan var mıdır biliyorum ama online alışveriş sitelerinde mevcut.




Devamını Oku »

12 Haziran 2017 Pazartesi

Rimmel London Lipstick Lock Ruj Sabitleyici Solüsyon


Merhaba
Yine değişik bir ürünle karşınızdayım. Bu ürünü yurtdışından aldım ancak Rimmel London markası ülkemizde Watsons mağazalarında satıldığı için belki bir gün ülkemizde de satılabilir düşüncesiyle deneyimlerimi paylaşmak istedim.
Lipstick Lock yani ruj sabitleyici solüsyon oje ambalajı gibi bir ambalaja sahip olmanın dışında yine aynı oje fırçası gibi de bir fırçası var.
Üzerinde herhangi bir içerik bilgisi yada nasıl kullanılacağına dair bilgi olmasa da araştırınca en azından nasıl kullanıldığını öğrendim.
üsttekinde ürün yok alttaki rujun üzerinde ürün var.
Dediğim gibi içeriğini bilmiyorum ama yapısı su gibi ve malesef rujun üzerine sürdüğünüzde dudaklarınız bir hayli yanıyor bir kaç saniye. Ancak hemen kurudu için yanma da uzun sürmüyor. Solüsyon su gibi olduğundan rujun yapısında dokusunda renginde yada cinsinde her hangi bir değişime neden olmuyor. Yani matlaştırıcı yada parlatıcı bir özelliği olmadığı gibi su gibi olduğundan ekstra ağırlıkta yapmıyor. 
Rujun üzerine tek kat uygulanıp kurumasını bekliyorum. Transfer olan yani kalıcı olmayan rujlarımı bulaşmaz hale getiriyor diyebilirim. Ancak rujum tamamen kalıcı oluyor hiç çıkmıyor diyemem malesef. Her kalıcı olduğunu iddia eden rujlar gibi yemek yiyince malesef yine çıkıyor iç kısımlardan.
üstteki transfer olurken altta solüsyon uygulanan ruj transfer olmuyor. 
Rimmel London markası çok uyguna satılmasına rağmen bence çokta merak edilip alınacak bir ürün değilmiş ama merak işte. En azından ben aldım inceledim çokta gerekli olmadığını anladım. Ama yine de en azından elimdeki rujları kalıcı yapsın derseniz şans verebilirsiniz. Hani görür de merak ederseniz haberiniz olsun.


Devamını Oku »

9 Haziran 2017 Cuma

Lapitak Ayak Kokusu Önleyici Krem

Merhaba
Yaz mevsiminin kendini iyiden iyiye hissettirdiği bu günlerde şahane bir kremden söz etmek istiyorum. Çünkü öz temizlik çok önemli ve herkes kendi öz temizliğine çok cüzi bir bütçe ve zaman ayırsa gerçekten çok iyi olacak.
Aslında benim ayak kokusu ile problemim yok ancak eşimin ve büyük kızımın malesef böyle bir problemi var. Çünkü sabah sekizde giydikleri ayakkabıları akşam beşe kadar ayaklarında. Ayakkabılar dışarıda açık havada dursa da her gün değişik ayakkabı giyselerde malesef önüne geçemiyorduk. Taki önce Lapitak koku giderici spreyle sonra da bu kremle tanışana kadar.
Kremin çok hafif pudramsı bir kokusunu var. Vaadi sabah akşam düzenli kullanıldığında ayak kokusunu önlemek.
Krem biraz yoğun olsa da üzerine çorap giyildiğinde rahatsız edici bir his vermiyor. Kokuyu gidermenin yanı sıra ayakları da pamuk gibi yaptığını söylemeliyim.
Tek başına bile etkili olduğunu söyleyebilirim ancak spreyle beraber kullanıldığında etkisi çok daha iyi ve uzun süreli oluyor. Spreyinden de daha sonra bahsedeceğim.
Eğer sizin de önüne geçemediğiniz ayak kokusu probleminiz varsa mutlaka lapitak ayak kokusu önleyici kremi denemenizi tavsiye ederim. Bir çok kozmetik mağazasında internette ve eczanelerde bulmak mümkün.



Devamını Oku »

6 Haziran 2017 Salı

Revox Kalıntı Giderici Şampuan

Merhaba
Uzun süredir kullandığım ve hatta 2. şişesini bitirmek üzere olduğum Revox kalıntı giderici şampuandan artık bahsetmemin zamanı geldi sanırım.
Markayla ilk tanışmam etkinlik sayesinde oldu ancak kendisi benim vazgeçilmezim oldu bile.
Ürünün vaadi saç diplerinde kalan ve biriken saç şekillendirici jöle köpük sprey gibi ürünleri saçtan ve deriden arındırmak. Bu nedenle de normal şampuanlamanın dışında haftada bir defa bu şampuanın kullanılması gerekiyor.
Yine bir etkinlikte adını hatırlayamadığım bir firma saç derisi analizi yapmıştı ve benimde saç diplerimde kalıntı birikimleri olduğunu açıkça izlemiştik. Bende büyük bir heyecanla bu ürünün sorunuma iyi geleceğini düşünerek kullanmaya başladım.
Benim özellikle kullanım amaçım ayda bir yaptığım dip boyamın saç köklerimden iyice arınması içindi. Bunu da gayet başarıyla yerine getirdiğini söyleyebilirim. Çünkü önceleri sıradan bir şampuanla saçımdaki boyayı arındırmak için 2 hatta bazen 3 defa yıkamam gerekiyordu. Bu da hem saçımı daha da yıpratıyordu hem de fazlaca masraf demekti.
Şampuan alışılmış şampuanların aksine her ne kadar şampuanlama sırasında saçları yumuşacık yapsada sıra duruşamaya gelince saçlar sertleşiyor. Ama bana göre o sertlik saçın her türlü kirden ve kalıntıdan arınmışlığı ve gıcır gıcır oluşundan kaynaklanıyor. Çünkü takip ettiğim kadarıyla saçları sertleştiriyor diye çoğu kişi kullanmayı bırakmış. Basit bir saç kremi ile bu sertliği almak mümkün oysaki. O üzden ben o sertliği ve arınmışlık hissini çok seviyorum. Bana resmen saç diplerim nefes alıyormuş gibi geliyor.
Ürün Watsons ve Gratislerde satılıyor. Fiyatı biraz yüksek ve bir şişe 200 ml ürün barındırıyor ancak haftada bir defa kullanıldığı için bir şişesi bana 2 ay gibi bir süre gidiyor diyebilirim.
Sizler bu ürün hakkında ne düşünüyorsunuz paylaşırsanız sevinirim. Bu arada yeni bir internet sitesinin hazırlıklarını yapıyorum. Son haberlerden habersiz kalmamak için bloğumu takibe almayı unutmayın sevgiler.






Devamını Oku »

12 Mayıs 2017 Cuma

Mac In Extreme Dimension 3D Black Lash Mascara

Merhaba
Br rimel canavarı olarak yine bir rimel incelemesi ile karşınızdayım. O kadar incelemesini yapmam gereken rimel var ki kirpiğim kalmayacak diye korkuyorum resmen.
Bu rimelin methini arkadaşlarımdan sıkça duymuştum ancak bir türlü alsam mı almasam mı diye düşünürken sonunda almaya karar verdim. Hem de yine her zamanki gibi mağazada kapağını bile açıp bakmadan.
Eve gelip açtığımda ilk yaşadığım şok ben zaten bu rimelin aynısını 10 liraya alıyorum neden 70 lira verdim ki? olmuştu.
Çünkü rimelin fırçası Essence I Love Extreme rimelin pembe ambalajlı olanının aynısıydı. Ve üzülerek söylemeliyim ki etkisi de Essence marka rimelinkiyle aynı.
Yine de ben Essence tercih etmiyorum zaten bulması da artık zor ben Mac dışında bir şey kullanmam diyen varsa o zaman bingo. Çünkü bu rimel gerçekten vaad ettiği ne varsa yerine getiriyor. Yani en azından benim kirpiklerimde yerine getiriyor.
Rimel benim istediğim tüm özellere sahip aşırı olmasa da hacim veriyor. Uygularken oraya buraya bulaşmıyor. Kirpikleri tek tek ayırıyor. Asla kirpikleri birbirine yapıştırmıyor ve örümcek bacağı diye tabir edilen şekilde de durmuyor.
Dahası uyguladıktan sonra en azından benim gözlerimde dökülme akma bulamaya sebep olmadı. Ancak buna rağmen çıkarması sıradan bir makyaj temizleme suyuyla bile çok kolay. Ve en güzeli kirpikleri ağırlaştırmıyor semsert kıtır kıtır yapmıyor ama buna rağmen kirpiklerini güzel kaldırıp kıvırıyor ve uzatıyor.
tek kattaki etkisi
Peki hiç mi Essence rimelden farkı yok derseniz essence rimel ilk başlarda aşırı ıslak olduğundan kirpikleri doğru uygulamazsanız yapıştırıyor ve bazılarından duyduğum kadarıyla ben yaşamadım ama göz altlarına dökülme ve akma yapıyormuş. Bu nedenle Essence rimelin verdiği etkiyi seven ama Essence rimeli sevmeyeniniz varsa biraz fiyatlı da olsa Mac çok iyi bir alternatif diyebili



rim.
Devamını Oku »

10 Mayıs 2017 Çarşamba

Rimmel London Exaggerate Undercover Eyeshadow Primer / Far Bazı

Merhaba
Bugün ülkemizde henüz bulunmayan ancak her an gelebileceğini ümit ederek hakkında izlenimlerimi aktarmak istediğim bir far bazı ürünü var.
Rommel London markası bilmeyenler için ülkemizde sadece Watsons mağazalarında satılıyor. Son zamanlarda da yine markanın bir çok yeni ürünü ülkemizde satılmaya başlandı.
Far bazını ben daha önce yabancı bir yurtdışı sitesinden almıştım. Yine bilmeyenler için far bazını göz kapaklarımıza uyguladığımız ürünün kalıcılığını ve renk vermesini arttırmak için kullandığımızı belirtmek isterim.
Ürün kullanımı sünger aplikatörlü ucu sayesinde oldukça pratik ve kullanışlı. Ambalaj olarak bence tek olumsuz yönü kabının şeffaf olmaması. Gerçi ülkemizde kullandığımız hangi far bazı şeffaf ambalajda değil mi? Ama şeffaf olsaydı en azından ne kadar ürün kaldığını bilmemiz açışından ve ayrıca üründe herhangi bir değişim olup olmadığını gözlemleme açısından iyi olurdu.
Ürünün yapısına gelecek olursam hafif parlak hatta neredeyse simli diyebileceğim bir yapıda. Bu da mat far kullanmayı tercih edenler için pek iyi bir seçenek değil. Ayrıca ürünün çok şeffaflaşmaması ve beyaz kalması da bence sıkıntılı.
Üzerine uyguladığınız farın kalıcılığını da çok arttırdığını ve farın rengini vermesini de iyileştirdiğini söyleyemem. Bu nedenle maalesef benim sadece kısa sürede eve döneceksem kullandığım ve ısrarla bitirmeye çalıştığım bir ürün oldu. Ancak maalesef hala bitmiyor.
Siz de eğer bir gün bu ürünü merak edip yurtdışından yada gelirse ülkemizden almak isterseniz bence markanın fiyatları genel anlamda uygun da olsa tercih etmemenizi öneririm.
uyguladıktan 2 saat sonra
Genelde kullandığım ürünlerini sevsem de bu defa Rimmel  London far bazını beğenemedim. Sizin ülkemizde satılmayan ancak önerebileceğiniz bir Rimmel London ürünü varsa yorumlarınızı bekliyorum sevgiler.



Devamını Oku »

22 Nisan 2017 Cumartesi

Ayşegül Baby Shower Eğlencesi

Merhaba
Geçtiğimiz günlerde sevgili arkadaşım Ayşegül güzel kızının şerefine şahane bir Baby Shower partisi düzenledi. Ancak resmen bir blogger etkinliği gibi geçtiğini de söylemeliyim. Çünkü Ayşegül birbirinden değerli firmaları da davet etmişti.
Parti Radisson Blu Conference & Airport Hotel de Bebekosh ve Cocosh_qurabiye organizatörlüğünde gerçekleşti.
Hem Bebekosh ile Cocosh_qurabiye hem de Radisson Blu Conference & Airport Hotel birbirinden leziz ikramlıklarıyla damaklarımızı şenlendirdi diyebilirim.
Bunun yanı sıra benim yemekten büyük zevk duyduğum Nefis Demet oldukça cömert çiçek kekleri ve rengarenk çikolatalarıyla günümüze renk kattı. Zaten daha önce de defalarca sipariş ettiğimizi de belirtmeliyim. 
Milk Shake markası da her saç tipine ve rengine uygun saç bakım ürünleriyle müthiş bir görsel şölen yapmakla kalmadılar dileyen herkesin saçlarına da bakım yaptılar. Ayrıca yine değerli hediyeleriyle bizleri onurlandırdılar. Beyaz gömleğim kızıl saçlara uygun olan köpük yüzünden boyansa da ilk yıkamada hem de lekeye direk müdahale etmediğim halde çıktı.
Yine Dr. Oetker de cömert hediye paketleriyle bize desteklerini esirgememişlerdi. Tabi uzun süredir ev hanımı olunca markaya ait her türlü ürünü de defalarca denedik yedik daha önceleri. Özellikle kek burgeri zaten neredeyse her hafta yapar olmuştuk. Kızlarım görünce yine çok sevindi.

Revox markası da yine her zaman olduğu gibi en blogger dostu firmaydı. Bu defa çekilişle tam set ürünlerini hediye ettiler. O kadar memnunum ve o kadar bana çıkmasını istedim ki çekiliş bana çıktı. İyiki de çıktı dediğim gibi benim için bir numara Revox markası. 
Dermokil markası da daha önce deneyimlemediğim hediyeleri ile bizimleydi. Özellikle güneş kremini çok merak ediyorum ve kullanmak için sabırsızlanıyorum.
La Roche Posay markası da yine desteğini esirgemeyen firmalardandı. Daha önce de ürünlerini kullanmış biri olarak gözünüz kapalı güvenebilirsiniz diyebilirim ama tabi ki bir uzman yardımı şart. Söz konusu ciltse eğer kafamıza göre almıyoruz değil mi?
Splat markası da çok uzun süredir kullandığımız ve çok memnun kaldığımız bir marka hatta başka marka kullanmıyoruz diyebilirim uzun zamandır. Ancak ilk defa geçen ay ağız bakım suyunu denemiştik ve ilginç gelmişti. Bu defa da başka çeşit bir ağız bakım suyunu kullanmak değişik olacak bakalım buda diğeri gibi hafif sulu diş macunu kıvamında mı?
HC Hair Care markasını 10 senedir kullandığımı defalarca belirtmişimdir ama cilt bakım ürünlerini hiç kullanmamıştım. Geçen ay göz kremlerini denemeye başlamıştım şimdi de yüz kremini deneyecek olmak heyecan verici.
Vissmate markasını da evde bidonlarca kullandığımı bi sağır sultan duymadı sanırım. Hem de açık konuşayım ilk defa onların ürün gönderimi ile tanışmıştım markayla ama sonrasında her market alışverişimde 1-2 şişe almadan dönmüyorum. Kime tavsiye ettiysemde başka bir marka kullanmaz oldular. Ayrıca cam temizleyicileri de efsane güzel kokuyor ve resmen oda parfümü kadar kalıcı.
Bioder markası da karınca yumurtası yağı ile bizimleydi. Yaklaşık 8 sene önce saçma sapan adı sanı bilinmeyen bir markanınkini kullanmış ve sonra içinde margarinden başka bir şey olmadığını öğrenmiştim. Daha önce de Bioder'in ürünlerini kullandığımdan bunun da iyi olduğunu düşünüyorum açıkçası. Kullanmaya başladım bile.
Lactamil de emziren anneler için çay ve sütleri ile bizimleydi. Ben almayacaktım ama yeni doğum yapan arkadaşıma hediye etmek amacıyla aldım. Çünkü yeni bir bebeğim yok ve düşünmüyorum da :)
Bioblas markası da argan yağlı saç bakım ürünüyle bizi tanıştırdı. En azından ben yeni tanıştım. Saçları zor taranan kızlarımda da deneyeceğim bakalım.
Yves Rocher markası da mis kokulu duş jelleriyle desteğini esirgemeyen firmalardandı. Ben zaten Macadamia fındığı yemeyi çok seviyorum. İnanılmaz lezzetli. Duş jelinin kokusu da muhteşem ama daha önce hiç yves rocher duş jeli kullanmamıştım. Bakalım etkileri nasıl?
Ve beni en heyecanlandıran Cosmed selülit kremi. Hemen kullanmaya başladım. İnanılmaz ferah bir kokusu var. Ayrıca cildinizi kadife gibi yumuşacık yaptığını söylemeliyim. Ama tabi yeterince kullanmadığımdan etkilerinden söz etmem olmaz.

Oldukça cömert markalardan biri de benim de ilk defa deneyimleyeceğim Highgenic markası. Maşallah diyorum kocaman bir koli ile desteklerini esirgememişler sağ olsunlar. Bir kaç tanesini deneme fırsatı buldum da alın aldırın diyebilirim. 




Yeniden bizi şahane ağırlayan başta Ayşegül olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ederim. Hem blogger arkadaşlarımla hem kızlarımla çok güzel bir gün geçirdim. İnşallah prenseste sağlıkla gelsin.



















Devamını Oku »