Victoria's Secret Smoky Eyes Far Paleti

Merhaba
Bugün bloğumun konuğu uzun zamandır aşkla kullandığım bir far paleti.
Aslında ülkemizde Victoria's Secret mağazası olmasına rağmen dudak parlatıcılarından başka renkli kozmetik ürünü satılmıyor. Peki biz nereden bulacağız derseniz ben Gittigidiyor'dan almıştım. Ama instagram satıcılarına sipariş edebilir yada Amerika'ya giden bir yakınınızdan almasını rica edebilirsiniz. İlla bu palet olmak zorunda değil. Başka bir paletini de alabilirsiniz. Ben de bir tane de ruju var. Hatta yedekli. Onu da Trendyol'dan almıştım geçen sene :)
Neyse bu kısa bilgilendirme yazısından sonra palettin arkasında 6 adet far bir adet eyeliner yazsa da içini açtığınızda farların alt kısmında ne için kullanacağınıza dair kelimeler bulunuyor. Tabi ki uymak şart değil. Siz ne için kullanmak isterseniz onun için kullanabilirsiniz.
Gerçekten de smoky eye dediğimiz dumanlı göz makyajları için güzel 4 tane renk var. Tabi ki çok günlük renkler değil. İki tane de biri inci beyazı biri şampanya rengi iki adet aydınlatıcı var ki bayılıyorum. Hem far olarak hem aydınlatıcı olarak çok başarılılar.
Bir tane de eyeliner var ki palet 2 senedir bende iğne ucu kadar kurumadı. Ambalajı The Balm'ın ambalajları gibi mıknatıslı. Buna rağmen eyeliner da kuruma yok. Çok net bir siyah. Eyeliner olarak kullanılabileceği gibi göz kapağına baz olarak da kullanıma çok uygun. Tam net siyah. Sürümü kolay. Akmıyor bulaşmıyor. Gün sonunda bozulma olmuyor.
Farların yapısı da harika. Toz toz olma durumu neredeyse sıfır. Gün boyu kalıcılar. Ayrıca ıslak kullanımda eyeliner olarak da kullanılabilirler. Yüzeylerinde hiç taşlaşma olmadı.
Koyu renk 4 far da sedefli yada ışıltılı. Maalesef mat far yok. Ama öyle yaldır yaldır da simli falan değiller. Yine de gece makyajı için bence ışıltıları tam yerinde. Ama Bazen daha ışıltı istersem üzerine daha simli bir şeyler uygulayabiliyorum.
Keşke Victoria Secret markası ülkemizde kozmetik satmaya başlasa. Böylesine kaliteli ürünleri olduğunu bilmek güzel ülkemizde mağazaları da var ama kozmetik satışı yok :( Ne diyelim inşallah bir gün ülkemizde de satılırlar. Siz daha önce hiç Victoria Secret markasına ait kozmetik ürünü kullandınız mı? Yorumlarınızı bekliyorum. Sevgiler hoşça kalın.





Devamını Oku »

Nuxe Fondante Visage Haute Protection 50 SPF

Merhaba
Bugün bloğumun konuğu yüksek koruma faktörlü bir güneş kremi. Bildiğiniz gibi geçen sene kullandığım güneş kremimden çok memnun değildim. Buraya tıklayarak incelemeyi okuyabilirsiniz.
Acaba bunu kullanıp bitirsem mi yeni bir krem mi alsam derken +Turuncu Kasa  hızır gibi yetişti ve denemem için bu güneş kremini gönderdi.
Kremin vaadi güneş lekelerini önlemek, gözeneklere dolmadığı için sivilcelenme yapmaması, nemlendirme, aydınlık bir görüntü, 50 SPF olmasına rağmen ışıltılı ve doğal bir bronzluk ve anti aging özelliği. Benim için ise en önemli özelliği göz çevresi için bile kullanılıyor olması.
Hafif bir kokusu var. Yapısı normal bir krem gibi. Fındık tanesinden daha azı tüm yüzünüze yetiyor ve bir çok güneş kremi gibi beyaz beyaz kalmıyor.
Ben Nuxe güneş kremini geldiğinden beri her gün kullanıyorum. Malum havalardan dolayı henüz deniz yada havuz sezonunu açamadım ama buna biraz sonra değineceğim. Ben ürünü her gün makyajımın altına hem baz olarak hem nemlendirici niyetine kullanıyorum. Bu sayede aydınlık ve hafif ışıltılı bir cildim oluyor. Makyajımın akmasına bozulmasına yada kusmasına sebep olmadı. Makyaj altındaki kullanımı beni oldukça sevindirdi ve tatmin etti.
Şimdi havuz ve denizde kullanmadım dedim ama instagramdan takip edenler bilir geçen gün bahçemizdeki havuzu öğlen 12'den gece 23'e kadar temizledik. Ben güneşe çıkmadan yarım saat önce bu güneş kremini sürdüm. Ve gün içinde hiç tazelemedim. Güneşin ne kadar yaktığını görebilmek için açıkta kalan omuzlarıma hiç bir güneş kremi yada her hangi bir şey sürmedim.
Günün sonunda içeri girip tişörtümü çıkardığımda omuzlarım ıstakoz gibi kızarmış ve acıyorken yüzümde pembelik dahi yoktu ki gün içinde öğle sıcağına rağmen şapka bile takmamıştım.
Geçen senelerde 30 spf krem kullandığımda bile yanaklarım ve burnumun üzeri kızarmış oluyordu ama bu ürünle yüzümde pembelik bile yoktu.
Bence Nuxe güneş kremi testi geçti. Ben severek kullanıyorum. Özellikle makyajımın altında kullanabilmem göz çevreme sürebiliyor olmam da büyük avantaj benim için. Bütün gün öğle sıcağı dahil yüzümden kıpırdamamış olması ve hiç bir kızarıklığa sebep olmaması da güzel. E daha ne olsun.
Bu arada ben karma ciltliyim. Makyajımın altına kullandığımda bir süre sonra alnımda parlama olabiliyor ama ben sorun etmiyorum. Bu nedenle yağlı ciltliler makyaj altında kullandığında nasıl bir sonuç elde ederler bir şey diyemem ama kuru ciltlilerin epey seveceğine eminim. Bu arada göz altıma kullandığım için de kapatıcımın çizgilere dolmadığını gözlemledim. Siz de bu özelliklere sahip bir krem arıyorsanız bu kreme şans verebilirsiniz. +Turuncu Kasa 'da şuan 52 TL civarında. Bu ve bunun gibi bir çok güneş ürününü indirimli fiyatlarla almak için acele edin.
Kendinize iyi bakın hoşça kalın.


Devamını Oku »

Nivea Duşta Vücut Kremi

Merhaba
Bugün bloğumun konuğu duşta kullanılan bir vücut kremi. Ben ilk duyduğumda bu ne yahu nasıl bir şey ki bu diye tepki vermiştim.
Amacı nemi vücuda hapsetmek. Peki öyle mi?
Öncelikle kullanımına gelecek olursak duşunuzu her zamanki gibi alıyorsunuz. Vücudunuzu duş jelinizle sabunluyorsunuz ve durulanıyorsunuz. Duştan çıkmaya hazırsınız ama duşta vücut kremi tam da bu aşamada kullanılıyor. Duştan çıkmadan hemen önce tüm vücudunuza kremi masaj yaparak sürüyorsunuz ve duruluyorsunuz. Bu kadar basit. Çıkıp kurulanıyorsunuz ve giyiniyorsunuz. Nem cildinize hapsoldu bile.
Benim deneyimime gelecek olursak..... Benim cildim çok kuru. Her duştan sonra vücut kremi kullanıyorum. Çünkü eğer kullanmazsam cildim pul pul oluyor. Nivea Duşta Vücut Kremi bana yeterli geliyor. Hatta onu kullandığım zamanlarda vücut kremimi kullanmaya gerek kalmıyor. Hele ki çok yorgunsam ve hemen uyumak istiyorsam uzun uzun vücut kremi sürüp biraz emilmesini bekleyip giyinmek yerine duşta vücut kremi kullanmak daha pratik. Hemen giyinebiliyorsunuz ve kıyafetlerinizde iz leke yapmıyor. Ama sanki bir şeyler eksik. Daha fazla nem verebilirmiş gibi. Ne bileyim aynı etkiyi hatta belki daha fazlasını bebek yağı kullanarak da elde edebilirsiniz.
Klasik Nivea kokusunu benim gibi seviyorsanız cildinizden hafif hafif gelen kokuya bayılacaksınız.
Ama itiraf etmeliyim vücut kremimin verdiği nemi ve yumuşaklığı daha çok seviyorum. Ama hepsinden daha çok sevdiğim bir şey var ki kullandığım vücut peelingi. Bee Beauty incelemesini okumak için buraya tıklayabilirsiniz.
Bu peelingi de duşta kullanıyorum ve verdiği neme bayılıyorum. Duşta vücut kremi ile kıyaslayacak olursam maalesef duşta vücut kremi en azından bu çeşidi peelingin verdiği neme göre daha düşük.
Fiyatı da 21 TL civarı. Evet gramaj olarak daha fazla ama yine de ben peeling kullanmayı tercih ederim.
Ben testerını kullandığım ve aslında o zaman notunu verdiğim halde yahu belki az gelmiştir düşüncesiyle Migros'tan büyük boyunu almıştım ama bir daha alır mıyım sanmıyorum. Yine de siz şans vermek isterseniz yada bana bu kadar nem yeter zaten aşırı kuru bir cildim yok derseniz o zaman Nivea size göre ve neredeyse her markette ayrıca Gratis ve Watsons mağazalarında bulabilirsiniz. Ama bana sorarsanız almak için mutlaka indirimleri bekleyin derim.
Benim bu ürün ile ilgili düşüncelerim böyle. Evet pratik ve kokusu çok hoş ama sevemedim ben pek. Siz neler düşünüyorsunuz paylaşırsanız sevinirim. Kendinize iyi bakın hoşça kalın.
Devamını Oku »

Cellu Blue İle Portakal Görünümüne Son

Merhaba
8 Mart Blogger Etkinliğinde destekçilerimizden biri de Cellu Blue idi. Eve geldiğimde bu minik şeyi görünce ne olduğunu anlayamamıştım. Hemen bilgisayarın başına geçip ne işe yaradığını araştırdım.
Bu minik şey selülit görünümünü ile şavaşmayı vaat ediyor.
Maalesef neredeyse her kadının ortak problemi selülitler kışın çok can sıkmasa da yazın gelmesiyle bir çok kişinin canını fazlasıyla sıkıyor. Çoğu zaman spora zaman bulamamaktan , spor yapmak istememekten ,  selülite neden olan içecek yada yiyeceklerden vazgeçmek istememekten dolayı yahu ne olacak bu selülitler deyip amaan boşver bebeklerde bile var deyip kendimizi avutuyoruz. İşte tam bu devrede her gün 10 dakikanızı ayırarak kullanabileceğiniz bu minik dev devreye giriyor.
Kullanımından bahsedecek olursam Cellu Blue aletini kullanmadan önce kullanacağınız bölgeye bir masaj yağı sürmeniz gerekiyor. Bu sayede Cellu Blue cildinizde daha kolay kayıyor. Benim tercihim bu aşamada masaj yağı yerine selüliti yok etmeyi vaat eden bir krem yada jel kullanmak oldu.
Herhangi bir masaj yağı yada selülit jeli / kremini uygulayacağınız bölgeye sürdükten sonra Cellu Blue'yu yanlarından sıkıştırıp cildinize değdirip bırakıyorsunuz ve  cildiniz Cellu Blue aletinin içine doğru vakumlanıyor. Alet cildinizi vakumlamışken aleti ileri geri sağa sola yada dairesel hareketlerde cildinizde kaydırıyorsunuz.
Bu şekilde cildinizin alt kısmında bulunan yağları parçalamaya yardımcı oluyor. Tabi ki tek başına kısa zamanda mucize beklemek olmaz bu yüzden dediğim gibi her gün günde en az 10 dakika tercihen selülit kremi yada jeli ile 4 haftaya yakın kullanıldığından gözle görünür fark yaratıyor. Tabi ki spor ve diyetle desteklendiğinde çok daha çabuk ve fazla fayda görmek mümkün.
Bu arada Cellu Blue kullandıktan sonra bol su içmek şart. Bunun yanında bir süre selülite neden olabilecek yiyecek ve içeceklerden de kaçınırsanız tabiri caizse sütun gibi bacaklara sahip olabilirsiniz.
Benim deneyimime gelince. Ben ilk iki hafta her gün her iki bacağıma onar dakika uyguladım. Bu sürede bol su içtim. Daha sonra çok düzenli kullanamadım. Zaten çay kahve tüketen biri değilim. Çayı sadece kahvaltıda bir bardak içerim. Kahveyi de senede 5-6 defa ya içerim ya içmem. Bunun yanında akşam saat 6'dan sonra hiç bir şey yemedim. Sadece maydanoz kaynatıp limon sıkarak içtim. Ben sadece akşam belli bir saatten sonra yemeyerek iki ay gibi bir sürede 70 kilodan 63 kiloya düştüm. Ve bacaklarımda gözle görülür bir şekilde incelme ve selülit görünümünde bolca azalma gözlemledim.
Ne yalan söyleyeyim internetten ilk araştırdığımda çok umutsuzdum ve inanmamıştım ama gerçekten işe yarıyor. Ben sevdim. Hatta şu aralar doğumdan kalan ve spor yaptığım halde küçülmeyen göbeğime kullanıyorum. Şuan gayet memnunum. Böyle devam ederse yani ben devamını getirebilir ve düzenli kullanabilirsem nihayet göbeğimden kurtulabileceğim.
Ayrıca Cellu Blue tıbbi silikondan yapılmıştır. Alerji korkusu olmadan güvenle kullanabilirsiniz, Su ve sabunla kolayca temizleyebilir defalarca kullanabilirsiniz. Ufacık boyu ve kesesiyle de seyahatlerinizde yanınızda taşıyabilirsiniz. Nereden alabilirim derseniz instagramdan CELLUBLUE_TR olarak aratabilirsiniz.
Kendinize iyi bakın hoşça kalın.


Devamını Oku »

Dirty Works Double Ended Smokey Eye Brush

Merhaba
Bugün bloğumun konuğu çift taraflı bir makyaj fırçası.
Gölgeli smokey diye tabir edilen makyajlarda kullanılması için tasarlanmış.
Bir kaç sefer önceki Gratis indiriminden ne alabilirim diye bakınırken standından alınmış ve başka yere takılmış olan bu fırçayı ben 6 TL civarına düştü zannedip aldım ve eve gelince fark ettim ki meğer 14 TL imiş.
 Dahası ben sadece karıştırma fırçası diye aldım ve eve gelince fark ettim ki yine diğer ucu kesik uçlu bir fırçaymış. Hatta dahası da var kesik uçlu fırçası  yapıştırıldığı yerden çıkmıştı. Ve ben hangi akla hizmetse bir fırça iki uç zannettim. Yani değiştirilebilir uçlu bir fırça sandım. Sonradan jeton düştü. Meğer çift uçluymuş ve yapıştığı yerden çıkmış.
Yani ben 6 TL zannettiğim ürüne 14 TL verdim hem de parçalanmış haline :)
Neyse sonra onu yapıştırdım yerine sorun kalmadı.
Fırçaya gelecek olursak evet kesik uçlu tarafıyla kirpik diplerine koyu renk far sürüp dağıtma fırçasıyla smokey görüntü vermek mümkün.
Ayrıca kesik uçlu tarafıyla kaşlarınızı doldurabileceğiniz gibi kalın eyeliner sevenler için güzel bir alternatif.
Fırça iyi güzel işlevini yerine getiriyor. 14 TL ye iki fırça hiç de fena değil ama.... Bir defa fırçalarını bir kavanozda yada benzeri bir şeyde dik muhafaza edenler için çift taraflı fırçalar biraz sıkıntı ve uçları bozulmaya meyilli. Ben yatay muhafaza ettiğim için sıkıntı yaşamadım.
Bir de sadece iki kullanımda dağıtma fırçasının kılları dökülmeye başladı. Yapışkanından çıkan taraf bu olsaydı belki derdim normal ama kesik uçlu tarafı çıkmıştı. Kesik uçlu tarafında her hangi bir dökülme yada deformasyon olmadı.
Ama dediğim gibi karıştırma tarafı henüz iki kullanımda hem de daha hiç yıkamamışken kılları döküldü. Maalesef çok sevimsiz bir durum. Her fırça mı böyle yoksa bana mı denk geldi bilmiyorum. Ancak ben bir tarafının çıkmış olmasını da göz önünde bulundurarak acaba mağazada açılıp kurcalandı mı diye düşünmeye başladım.
Bu fırçadan alıp kullanan ve böyle bir durumla karşılaşan yada karşılaşmayan varsa yorumlarınızı bekliyorum. Kendinize iyi bakın hoşça kalın.
Devamını Oku »

Farmasi Pure Herbal Recovery Hand Cream

Merhaba
Bugün bloğumda bir el kremi incelemesi var a dostlar :)
Yine etkinlikteki paketten çıkan bu el kremi bol vitaminli ve bitkisel yağlar içeren bir krem.
El kremine göre oldukça büyük bir gramaja sahip tam 75 ml. El kremi dediğin büyük olsun zaten bol bol kullanıyorum diyenler için ideal bir boy.
Hafif bir kokusu var. İçeriğini defalarca okumama rağmen içinde kına olmadığını gördüm. Hatta kokladığımda böyle bir kokuya da rastlamadım. Ancak ne zaman sürsem bir süre sonra ellerim kına yakmışım gibi kokuyor. Başkalarına da denettim ancak böyle bir koku oluşmadı.
Neden sadece bende kına kokuyor anlamadım. Rahatsız ediyor mu? Hayır aksine ben kına kokusuna bayılırım ve sırf bu yüzden sık sık bile sürüyorum :)
Aşırı yağlı yada kalın bir yapısı yok. Sürüldüğünde yapış yapış hissi vermiyor ve kolay emiliyor. Buna rağmen yoğun nemlendirme sağlıyor.
Özellikle çiftçilikle uğraşan ve elleri bir hayli yıpranmış ve çatlamış olan kayınvalideme denettim ve o da çok memnun kaldığını söyleyince kullanması için ona verdim. Çünkü onun ellerinin benimkilerden daha çok bakıma ve nemlendirilmeye ihtiyacı var.
Biz genel olarak sevdik. Özellikle ben ellerimde kına kokuna dönüşen kokusuna bayıldım. Ama dediğim gibi bu sadece bende böyle oluyor. :)
Sizin çok sevdiğiniz yada aman uzak dur dediğiniz el kremi varsa tavsiyelere açığım. Sevgiler hoşça kalın.
Devamını Oku »

Swissco Detangling Palm Brush / Düğüm Açıcı Saç Fırçası

Merhaba
Bir süre önce instagramda yine Gratis mağazalarında satılan Swissco ait Tangle Teezer benzeri ama saplı bir fırça furyası aldı gitti. Ama ben tabi her zamanki gibi bulamadım ve Sephora'ya gitmişken paraya kıyıp Tangle Teezer almıştım. Bu linke tıklayarak Tangle Teezer incelemesini de okuyabilirsiniz.
Sonra gel zaman git zaman yine Gratis'e gidince instagramda gördüğüm fırçaya bakayım dedim ama o yine yoktu. Saplı olanın yerine bu vardı bende hemen aldım.
Amacım ikisi arasında ne gibi farklar var biri 50 TL biri 13 TL bu kadar fiyat farkı varken ve amaçları aynıyken gerçekten ikisi de aynı mı?
Her ikisi de avuç içine oturacak şekilde ergonomik olarak tasarlanmış.
Her ikisinde de bir sıra uzun bir sıra kısa olmak üzere plastik çubuklar var. Ancak burada ikisini birbirinden ayıran Tangle Teezer'ın plastik çubukları Swissco'ya bir kaç milim daha kısa ve biraz daha sert.
Ama bu ayrım ikisinin arasında işlev olarak pek bir fark yaratmıyor.
Daha öncede belirttiğim gibi Irmak'ın saçları ince telli ve çok uzun. Saçları maske ve kremlere ve hatta saç açıcı spreylere rağmen aşırı karışıyor. Irmak'ın saçlarında her ikisi de aynı etkiyi gösterdi ve maalesef her ikisi de çok başarılı olamadı. Ama bu Irmak'ın saç tipiyle de alakalı.
Benim gözlemlediğim tek fark saç ıslakken aynı etki  saç kuruyken ise Tangle Teezer bir tık daha iyi.
Benim saç tipim ise kalın telli ve uzun. Ama ben de saç kremi kullanmasam bile şu baba taraklarıyla bile açılıyor. Ve yine bu iki tarak ile taradığımda çok fark göremedim.
 Zeyno'da denediğimde de her ikisiyle de aynı etkiyi alınca aralarında çok büyük fark olmadığına karar verdim. Dediğim gibi sadece Irmak'ın saçında kuruyken Tangle Teezer bir tık daha başarılı ama 50 TL verecek kadar da belirgin bir fark yok.
Bu aşamada karar vermek tamamen sizin zevkinizle ulaşabilirliğinizle ve maddi durumunuzla alakalı. Arada fark olmadığı için hangisini almak size kalmış. Benim gözlemlerim böyle. Sizin karşılaştırma yapma şansınız olduysa düşüncelerinizi yorum olarak bekliyorum. Sevgiler hoşça kalın.
Devamını Oku »

Kiehl's Ultra Facial Oil- Free Cleanser

Merhaba
Bugün bloğumun konuğu arada başka temizleyiciler kullanmayı denesem de dönüp dolaşıp yine kullanmaktan vazgeçemediğim Kiehl's yağsız temizleyici.
Öncelikle temizleyiciden bahsetmem gerekirse normalden yağlıya dönük ciltler için. 150 ml dev bir ambalajda. Kremle jel arası. Yani ne çok katı ne çok akışkan. Ambalajın ağzı çok dar olduğundan gereğinden fazla ürünün gelmesi gibi bir durum yok.
Cilt bakım rutinimin demirbaşı olan bu ürünü ilk kullandığımda yumuşacık bir cilt hayal etmiştim. Çünkü daha önce kullandığım ürünler cildimde öyle bir etki bırakıyordu.
Ama bu temizleyiciyi kullandığımda gıcır gıcır hissi var ya işte ben tam onu yaşadım. Tamamen yağdan ve kirden arınmış tertemiz bir cilt. Ama tabi cildinizde yine de bir yumuşaklık oluyor öyle kazık gibi sert ve gergin bir ciltle de baş başa kalmıyorsunuz.
Bu hisse rağmen benim cildimde kuruluk yada gerginlik yaratmadı. Hatta sivilcelenme yada alerjik bir duruma yada her hangi bir irritasyona da sebep olmadı.
Beyaz sabunla yıkıyormuşsunuz gibi bir his ve kokusu var. Kokusunu sevip sevmemek arasındayım. Değişik bir kokusu var.
Su ile ıslattığım cildime dairesel hareketlerle yaydıktan sonra ben Clarisonic kullanıyorum. Bence Clarisonic kullanımı her türlü temizleyicinin etkisini ikiyle çarpıyor.
Yani ben Clarisonic olmadan bu temizleyiciyi kullanmadım. Belki tek başına kullanımda bu kadar etki göremeyebilirdim ama şunu da göz önünde bulundurmalıyım. Ben Carisonic ile bu temizleyici hariç 2 ayrı jel daha kullandım ve onlardan memnun kalmadım. Yani bu demek oluyor ki Clarisonic de tek başına etkili değil. Bence bu ikisi bir birini benim cildimde güzel tamamladı.
Ben aldığımda bu temizleyici sanırım 75 TL civarındaydı. Şuan ne kadar bilmiyorum ve sanırım uzunca bir süre daha öğrenemeyeceğim. Çünkü 9 aydır kullanıyorum ve daha anca yarılayabildim :)
Bir daha alır mıyım kararsızım. Bu beğenmediğimden değil yaşımın ilerlemesiyle acaba daha anti aging içerikli bir temizleyici mi kullanmalıyım düşüncesi. Tabi buna ben karar vermem. Yine Kiehl'sa gider cilt analizinden sonra bir karar veririz.
Dediğim gibi eğer siz de benim gibi normalden yağlıya dönük ciltliyseniz ve yağsız bir temizleyici arıyorsanız dahası o gıcır gıcır ama yumuşak hissine bayılıyorsanız bu ürün tam size göre. Ama ben cildimi yıkadığımda pamuk gibi olsun istiyorum elim cildimde kaysın derseniz maalesef bu ürün o ürün değil.
Bu arada Kiehl's ın bu temizleyicisi  yağsız parabensiz parfümsüzdür. Ayrıca bu temizleyici hassas ciltler için uygundur.
Kendinize iyi bakın hoşça kalın.
Devamını Oku »

Eglantine Refreshing Cologne / Gül Kolonyası.

Merhaba
8 Mart Blogger Etkinliğinde bize paket yollayanlardan biri de ilk defa duyduğum ve ürünlerini ilk defa kullandığım Eglantine markasıydı. Bir hediye paketi içinde bu gül kolonyası ve güllü el kremi vardı. Henüz el kremini hiç açmadım çünkü kullandığım başka kremler var. Ama kolonyayı gelir gelmez açtım ve kullanmaya başladım.
Ben limon kolonyasından çok değişik kokularda kolonya kullanmayı daha çok seviyorum. Daha önce safran çiçeği kolonyası ve zeytin çiçeği kolonyası kullandım ve çok beğendim ki hala yedekleri var.
Bu kolonya da sevdiklerim arasına girdi.
Şimdi bildiğin gül kolonyası nesi değişik ki diyebilirsiniz. Keşke şuraya fotoğraf iliştirdiğimiz gibi kokusunu da alabileceğiniz bir şey olsaydı.
Birincisi bu kolonya bildiğimiz gül suyu kolonyaları gibi değil. Yani alkollü. Ayrıca klasik gül suyu kolonyası güllaç aşure gibi bir takım yiyeceklerde kullanılıyor ancak bu kullanılmıyor.
Alkolsüz gül suyu kolonyasını cilt bakımında tonik yerine de kullanabilirsiniz ama bunu kullanamazsınız.
E madem alkollü gül kolonyasını bir şeyde kullanamayacağız neden almalıyız ki derseniz... Öncelikle gül suyu kolonyası sürdükten bir süre sonra kokusu değişiyor ve boğucu berbat bir hal alıyor. Ama bu kolonya öyle değil. Kokusu hiç değişmiyor. Zaten klasik gül suyu kolonyası gibi kokmuyor. Sanki gül bahçesinden geçiyormuşsunuz gibi. Daha fresh. Oldukça kalıcı. Hatta ellerimi sıvı sabunla yıkadığım halde kokusu çıkmayacak kadar kalıcı.
Dediğim gibi eğer benim gibi kalıcı ve değişik esanslı kolonyaları seviyorsanız mutlaka bu kolonyaya bir şans vermelisiniz. Ayrıca çok da bereketli. Neredeyse her gün kullanıyorum daha çeyreği bile eksilmedi. Bir kaç damlası bile buram buram kokmanıza yetiyor.
Bu arada nereden alabiliriz derseniz İnstagramda eglantine diye aratabilirsiniz yada googledan :)
Sizin mutlaka denemelisin dediğiniz değişik bir kolonya varsa yorumlarınızı bekliyorum. Sevgiyle kalın hoşça kalın.
Devamını Oku »

Farmasi DR. C. Tuna Pferde Balsam / At Kestanesi Masaj Jeli

Merhaba
Bugün bloğumun konuğu oldukça ilginç bir ürün. Bildiğiniz gibi 8 mart Blogger Etkinliği'ndeki destekçilerimizden biri de Farmasi firmasıydı. Ve bizler için güzel bir paket hazırlamışlardı. Paketten bir de at kestaneli masaj jeli çıkmıştı. Daha önce Farmasi ürünlerini hiç kullanmamıştım ve bu ürün hakkında da bir bilgim yoktu. Eve gelince biraz araştırdım ve gripten burkulmaya soğuk algınlığından yorgunluğa neredeyse bir çok şey için kullanıldığını gördüm.
Peki ben bu jeli ne için kullandım şimdi bunları sıralayacağım.
İlk kullanımım Zeyno için oldu. Kızım 5 günlükken geçirdiği çoklu organ yetmezliği sonucu ambulansla hastaneye götürülürken ambulansın oksijen tüpünün şarjı bitince ve ne hikmetse manuel oksijen zımbırtısı da ambulansta olmayınca havale geçirmiş ve buna bağlı olarak beynin sağ tarafı hasar almış. Şimdi Zeyno sol hemiplejik. Sol ayağının parmak ucuna basarak yürümesinden dolayı zaman zaman düşüyor ve yine sol kolunu etkin kullanamadığından genelde sol kolunun üzerine düşüyor.
Yine böyle bir düşme sonucu hemen aklıma bol nane yağı ve mentol içeren bu masaj jeliyle kolunu ovaladım ve şişlik yada morluk olmadan atlattık.
Uzun yürüyüşle geçen bir gün ve akşamında düğünde bol bol oynamayla şişen ayaklarıma bu jel ile masaj yaptım ve o şişen hatta topuklular yüzünden zonklayan ayaklarımda ağrıdan eser kalmadı.
Kokusu aynı viks gibi. Gripliyken burnumuza bol bol sürdük. Çocuklarınkine de sürdüm ve her hangi ters bir durumla karşılaşmadık.
Son olarak malum ailecek zor bir grip geçirdik. En son eşime bulaşan grip sonrası eşim bir türlü atlatamayınca sırtına kollarına ensesine ve alnına bol bol bu jel ile masaj yaptım ve sonrasında eşim iyice terlemesi için yorgana sarılıp yattı. İki defa terledikten sonra duş alıp yanımıza indiğinde tek söylediği o masaj yaptığın jeli nereden aldıysan ondan yine al süper bir şey o :) Bu arada bu ürünün böyle iddiaları yok ama ben kullandığım alanlarla çok memnun kaldım.
Zaten bitkisel içeriği ile de gönlümü fethetti. İçinde at kestanesi, sarı kantaron, nane, mentol ve esans yağlar var. At kestanesi ve sarı kantaron özü ile yorgunluk hissinin azalmasına yardımcı olurken cildi rahatlattığı yazıyor. Biz çok memnun kaldık. Temiz içeriği de cabası.
Bence siz de bir şans verebilirsiniz. Fiyatı hakkında sitesinden bulamadım ama çeşitli sitelerde 20 TL civarında satılıyor.
Kendinize iyi bakın hoşça kalın.
Devamını Oku »