Mekan Tavsiyeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mekan Tavsiyeleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2016 Pazartesi

Hilton Bursa Convention Center İftar Menüsü Tadımı

Merhaba
Geçtiğimiz hafta Ramazan başlamadan Hilton birbirinden değerli blogger arkadaşımın da katılım gösterdiği harika bir Tadım etkinliğine ev sahipliği yaparak bizleri birbirinden lezzetli menüleriyle tanıştırdı.
İtiraf ediyorum çok yemek seçen biri olarak aslında yemezsem ayıp olur düşüncesiyle önce sevgili Gülşah'ın davetini hafta içine de denk gelmesiyle birlikte geri çevirmiştim. Ancak Pazarlama Yetkilisi sevgili Ece Hanım'dan öyle hoş bir mail aldım ki bu defa geri çevirmek istemedim ve katıldım.
Otele gittiğimde daha kimse gelmemişti ve Ece Hanım ve Aslıhan Hanım ile sohbet etme şansımız oldu. Masa yemekler sunum her detay öyle göz alıcıydı ki yemek seçen ben bile bir an önce masaya geçip yemeğe başlamak istedim.
Öncelikle bir masada ramazanda servis edilecek yemeklerden bazılarını gördük inceledik bol bol fotoğraf çektik. Hani insanın önce gözü doymalı yemek önce göze hitap etmeli derler ya....
Gerek sunum gerekse sunumda kullanılan mutfak gereçleri öyle şık ve ince düşünülmüştü ki. Mesela çorbanızı minik bir tencereden mi içmek isterdiniz yoksa sürahiden tabağınıza boşaltmak mı?
tatlılar hele ki en bayıldığım. o renkler ve tabaktaki sunumları tatlı sevmeyen insanları bile baştan çıkarak cinsten.
Tabi sonra heyecanla beklediğim an geldi çattı ve şahane hazırlanmış masamıza geçtik ve servis başladı.
Tabi ki ilk önce ramazan sofralarının olmazsa olmazı iftariyelikler geldi. Ben böyle güzel bir sunum görmedim. Yan yatırılmış bardaktan kaymak yemek kaşığın içinden sultan macununun tadına varmak....
Sonra Kirazlı Yayla Çorbası geldi ki sormayın gitsin. Pek kiraz tadı aldığımı söyleyemem ama gerçekten yediğim en iyi çorbalardandı garanti ederim.
Sonrasında gelen sıcacık çıtır çıtır gelen paçanga böreği ise benim gibi bir paçanga canavarına neredeyse halay çektirecekti. Abartmıyorum gerçekten. Ben akşam yemeği için onlarca paçanga böreği yapıp yediğimizi bilirim.
Tabi bu arada bize ramazanda çıkacak olan tüm menü servis edilmedi. İçlerinden bir liste yapılmış ve o servis edildi ki zaten hepsi servis edilseydi eminim çoğu ziyan olurdu çünkü tabaklarda porsiyonlar çok doyurucuydu ve mümkün değil hepsini yiyemezdik.
Ve beni en korkutan an geldi. Bir sürü yemeğin için de kuzu incik geldi ve ben yıkıldım. Aslında çok güzel yaparım ama yemem :) Ancak o kuzu kendini bile yedirdi. Tamamını yiyecek yerim yoktu ama tadına baktım. Dediğim gibi porsiyonlar öyle bol ve doyurucu ki tek başına kuzu incik ve pilavla bile doyabilirsiniz. Hatta eşime fotoğrafını yolladım. İnanmaz yediğime diye ve bana ne dedi biliyor musunuz? Yemezsen paketle bana getir :) Tam bir et delisi eşim. Çiğ bile yiyebilir öyle sever. Anlayacağınız yemek konusunda inanılmaz zıt karakterleriz  :)
Ve heyecanla beklediğim o an. Yine harika sunumuyla vişneli ekmek kadayıfı. Tabi ki tamamını yedim. Çünkü tıka basa dolu da olsam benim her zaman tatlıya yerim vardır. Hele ki o tatlıyı ilk defa deneyeceksem hiç affetmem.
Eğlenceli geçen günün sonunda göbüşler dolu herkes mutlu ve memnundu. Tabi ki bende. Böylesine güler yüzlü insanlarla ve misafirperverlikleri ile mutlu ve memnun olmamak mümkün değildi zaten.
Tüm fiyat bilgileri ve rezervasyon için +Hilton Bursa Convention Center and Spa ile iletişime geçmenizi öneririm. Bence kesinlikle kendinizi şımartmalı ve muhteşem yemekleri tatmalısınız.
Bu arada Ramazan Ayı boyunca Hilton Bursa Anita Spa Merkezi'nde masajlarda ve günlük spa girişlerinde %20 indirim fırsatınız da var. Bence önce iftar ardından güzel bir masaj ve otel konaklaması harika bir hafta sonu kaçamağı olabilir.
Ayrıca ilk vlog denemem de Hilton Bursa Tadım Etkinliğinden de görüntüler var. İzler ve kanalıma abone olursanız çok mutlu olurum. Kendinize iyi bakın hoşça kalın.
Devamını Oku »

23 Eylül 2015 Çarşamba

Seyr-i İstanbul Cafe Haliç

Merhaba
Bugün bir mekan tavsiyesi ile karşınızdayım. Ama tavsiye etmiyorum :)
Bildiğiniz gibi pazar günü  İstanbul Blogger Coffee Break Etkinliğine katıldık. Bu tür etkinliklerde çeşitli sponsorlar olur. Hediyeler olur. Tabi ki bir de mekan bulmak lazım.  Mekan da şimdiye kadar katıldığım etkinliklerde hep ücretsizdi. Ve ücretsiz olmasının yanı sıra bazılarında ikramlar vardı bazılarında herkes kendi yediğini içtiğini ödedi falan.
Etkinliği düzenleyen arkadaşlarım da manzarası güzel bir mekan bulmuş ve öncesinde gidip detaylıca mekan sahibinin eşi ile görüşmüşler.
Bu görüşmeye göre mekanı saat 14 civarı başlayan etkinlikte saat 6-7 civarına kadar kullanabileceğimiz konuşulmuş. Ayrıca a la carte menü olacak ve dileyen bir şeyler yiyip içebilecek ama kendi ödeyecekti. Bize gelen maillerde de bu açıkça belirtişti ve bu şartlar altında kabul eden etkinliğe katılacaktı.
Tabi ki her mekan hele ki İstanbul gibi bir yerde ve bu mevsimde bu kadar turist varken ücretsiz mekanını vermek istemeyebilir normal. Ben de normal karşıladım. Sonuçta kendi yediğimi ödeyeceğim bunu arkadaşlarımla bir öğle sonrası çayına gitmiş gibi düşündüm. Ve yadırgamadım.
Ancak mekan sahibi sıra sipariş vermeye geldiğinde kimseden ayrı sipariş alamayacağını fiks menü olduğunu ve menü de Sultanahmet köfte salata ve içecek olduğunu herkesin mecbur alması gerektiğini almayanların da 50 TL olan menü fiyatını yemese de ödemek zorunda olduğunu söyledi. Meğer böyle bir etkinlik için tam 5000 TL talep etmiş. Ama sonra lütfetmiş biz babasının oğluyuz ya size 1000 TL demiş. Ne yapın edin o parayı toplayın demiş.
Tabi çarşı karıştı :) Etkinliği düzenleyen arkadaşlarım çok üzüldü. Çünkü böyle konuşulmamış. Bunu da mekan sahibinin yanında çalışan kadına belirttiklerinde kem küm etmiş.
Neyse anlayacağınız amca - bu arada amca dememize de kızmış bize asılacakmış çünkü ne amcasıymış- blog etkinliğini çok yanlış anlamış. Ve katılan 20 kişiyi resmen 50 şer liradan bayağı yolabileceği kaz gibi görmüş. 
Sonra etkinlik sahibi arkadaşlarım gitti konuştu dakikalarca düzeltti herkes istediğini sipariş edebilir sorun yok dedi ama nelerle uğraşmışlar halbuki. Bir de maşallah menüde en ucuz şey ince belli bardak çay o da 6 TL.
Menü de suyun fiyatını göremeyince de isteyemedim tabi. Malum o kadar tatlı yedik yandım. Ben de fiyatı 15 TL olan ev yapımı limonata istedim. Bir de sıcakta çay içemezdim. Çaydan sonra en ucuz şey de limonata olunca onu alayım dedim.
Mekan sahibi ne yaptı dersiniz? Bardağa suyu boşalttı. İki limon sıktı içine getirdi. 15 TL. İnanabiliyor musunuz? Limonları da gitti biz sipariş verince aldı geldi. Yani biz değil bir turist yada her hangi bir müşteri de gelseydi böyle yapacaktı demek. Daha limonata yapmayı bilmeyen ama 15 TL fiyat çeken bir yer düşünün. Öyle susamıştım ki detoks suyu niyetine içtim. Ama soğuk bile değildi.
Ama bir arkadaşımız içmedi ve gitti mutfağın camına bıraktı. Ve mekan sahibi arkadaşımın içip tadına baktığı sözde limonatayı bir dikişte yarısına kadar içti.
Tamam arkadaşımızın bardağından falan bir yudum alırız normal olabilir ama tanımadığım bir insanın bardağındakini de afiyetle kafama dikemem. Hem bunu aleni yapan biri kapalı mutfak ardında neler yapar düşünmek bile istemiyorum. Belki de Türk kahvelerine tükürdü her şey olabilir.
Salata isteyen arkadaşlar oldu. Salata da göbek marul ve üzerinde tercihe göre ya peynir ya ton balığı vardı. Bu kadar. Fiyatı da 20 TL. Yahu salatalarının içeriğinde en az 10 malzeme olan Leman Kültür'de bile salata 20 TL değil.
Bizzat Etkinlik sahibi Aslı'nın yanından geçerken mekan sahibinin ben karışmam kesin yiyin pastanızı dediğini duydum. Zaten servisi de etkinlik sahibi arkadaşlarım yaptı. Basit bir kafe de bile doğum günü pastasını mekan servis eder.
Bu arada bir kişilik kahvaltı 50 TL. Yani sırf manzara için gidecekseniz çevrede bir dünya terasında kahvaltı veren otel var oralara gidin. Belki yine en az 50 TL ödersiniz ama sadece manzarayla karın doyurmak yerine hem manzarayla hem yediklerinizle karnınızı doyurursunuz da verdiğiniz paraya değer. Ve işte iki dakika da yapılan ev limonatası. Benimkinde yoktu ama arkadaşımınkinde 2 tane de çekirdek vardı. Dekor diye koydular her halde :)
Panaroma'dan bakarsanız zaten Cafe Haliç'e yayan gitmek büyük sıkıntı çünkü çevresi çok tekin olmayan bir yer. Arabayla gitmek ise ayrı sıkıntı. Dik yokuşlarda lastiklerimiz yandı.
Açıkçası her şey mükemmel olsaydı da fiyatlar ve çevresi yüzünden asla tercih etmeyeceğim bir mekan olurdu ama mekan sahiplerinin terbiyesizliği suratsızlığı laf söylemeleri de çok terbiyesizce.
Bitti mi bitmedi.
Etkinliğin ortasında adam tuvaleti kilitledi. Kullanamazmışız. Gittiğiniz hangi mekanda bir şey yiyip içmiyorsunuz diye mekan sahibi gelip posta koyup tuvalet kilitledi? Yok olamaz göremezsiniz. Ama bir gün bu mekana giderseniz mekan sahibi -ki adı Kasım- size hepsini gösterir.
Bu arada kendisi etkinliği saat 4 buçukta bitireceksiniz dedi ve hepimizi kovdu. Yiyip içtikleri şeylerin parasını ödemek isteyen arkadaşlarıma önce pos cihazı yok. Ben ayrı ayrı hesap alamam ne bileyim kim ne içti gibi saçma şeyler söyledi. Ama pos cihazı kabak gibi önümüzde duruyor.
Yahu belki o kadar param yok. Zorla bir şeyler yiyip içirdin millete zaten. Belki sadece kredi kartım var. Ne saçma. Oysa arkadaşlarımız herkese bir numara verdi ve herkes sipariş verirken ve parasını verirken kendine ait numarasını söyleyecekti ve hesap şaşmayacaktı. Bizi hırsız yerine koydu. Ödemeyecekmişiz gibi davrandı. 15 TL'yi önüne attım 1 limonata dedim ve çıktım daha fazlasına dayanamayacaktım çünkü.
Herkes Aslı'ya ödesinmiş o uğraşamazmış Aslı'da toplu halde mekan sahibine ödesinmiş. Bize beyinsiz mi demedi özürlü mü demedi? Yahu yanında para olmayan olabilir Aslı boynunda pos cihazıyla mı geziyor da ödemeyi alsın?
Etkinlik sahibi arkadaşlarım şok biz şok. Tabi çok üzüldüler haklı olarak. Sokaklar çok dar ve park edecek en yakın yer 400 metre aşağıdaki İspark'tı ama yer yürümek tekin olmayınca eşim kapıya kadar geldi ve hemen ayrıldım ama sonrasında arkadaşımızın arabasının anahtarını vermemiş. Neredeyse polisi arıyormuş arkadaşlar.
Şimdi karar sizin. Her şeyi boş verin. Sırf manzara için - ki yakınında 50 tane aynı manzaraya sahip mekan var- bomboş bir kahvaltıya 50 TL ödemek isterseniz seçim sizin.
Bu arada mekanın sokağına araba park ederseniz deli bir amca arabalara taş atıyormuş. Kafenin valesi öyle dedi. Biz bir amca görmedik ama sanırım bu da valelerin para kazanmak için bir oyunu :(
İlk defa böyle terbiyesizce bir şeyle karşılaştım. Hele suyun içine sıkılan limonla yapılan sözde ev yapımı limonatayı ve ona verdiğim 15 TL 'yi asla unutmayacağım. Haram zıkkım olsun. Net!!!
Şimdi abarttığımı düşünüyorsunuz değil mi? Dilerseniz bir de bu yazıyı okuyun da daha neler olmuş görün!
Dilerim asla böyle insanlarla karşılaşmazsınız sevgiyle kalın hoşça kalın.




Devamını Oku »

14 Ocak 2015 Çarşamba

Mekan Tavsiyesi : Merlot Şarap Evi

Merhaba
Bu akşam bir değişiklik yapıyorum ve bir mekan önerisinde bulunuyorum.
Merlot Şarap Evi Bağdat Caddesi'nde bulunan Turasan ve Şirince meyve şaraplarını tadıp satın alabileceğiniz bir mekan.
Özellikle ben meyveli şarap tutkunuyum ve benim favorim böğürtlenli olan. Mutlaka gidip tatmanızı öneririm.
Bunun yanı sıra Turasan markası ödüllü şaraplarıyla dikkat çeken ve beğenilen bir marka.
Merlot Şarap Evi'nin hediyesi olan bu bu nefis şarap için Sevgili Murat Saltan ve değerli eşi Asuman Saltan hanıma çok teşekkür ediyorum. Turasan Seneler şarabını denedim ve gerçekten neden bu kadar beğenildiğini anladım. %13.4 alkol oranına sahip bir kırmızı şarap. Yani meyveli şaraplara oranla biraz daha sert.
Nette biraz araştırma yaptığımda Turasan'ın ürettiği en kaliteli şarap olduğu söylenebilir. Kaya oyma kavlarda 6 yıl dinlendirilip öyle şişelendiği yazıyor. 18 veya 20 derecede servis edilip, yanına kırmızı et ya da her hangi bir peynir çeşidi konursa tadından içilmez o zaman :)
Ayrıca şarabın adının neden Seneler olduğuna dair de  Boğazkere ve Öküzgözü kupajı olup, her sene üretilmeyen Turasan şarabının sadece iyi ürün alınan yıllarda üretildiği, bu yüzden adının seneler olduğu söyleniyor.
Sizde Merlot Şarap Evi'ne gidebilir ve bu ödüllü şarapların tadına bakabilir ve satın alabilirsiniz.
Mekanda şarap yanında peynir tabağı ve çerez servis ediliyor. Ve bence fiyatları gayet normal seviyelerde.
Ayrıca Murat Bey eşimin de tekerlekli sandalye basketbolu oynadığı takım olan YOSK'un antrenörü ayrıca Merlot Restorasyon'un yöneticisi. Sevgili eşi Asuman Hanım ise Termal Meslek Yüksekokulu'nun değerli hocalarından Yrd. Doç. Dr. Fizyoterapist Asuman Saltan.
Gözünüz kapalı gidebilir Merlot Şarap Evi'nde güzel bir akşam geçirebilirsiniz.
Ben şimdi peynirimi çerezimi meyvemi aldım bu ödüllü şarabın tadını çıkarmaya gidiyorum. Kendinize iyi bakın hoşça kalın.
Devamını Oku »